Elon Musk ve Starlink Uyduları

Muhtemelen bir çoğumuz gökyüzünde sıralar halinde gezinen StarLink uydularını gördük veya haklarında bir şeyler duyduk. Gökyüzünde birkaç saniye aralıklarla birbirini takip eden bir dizi ışık ve bunun sebep olduğu panik hakkında bir çok yazı okumuş olabilirsiniz. Gördükleriniz Elon Musk’ın sıradaki çılgın projesi Starlink uyduları. Bu yazımızda, potansiyel avantaj ve dezavantajları ile Starlink projesini ele alacağız.

Starlink projesi ve amacı nedir?

Starlink, Elon Musk’ın PayPal (evet artık kendisi için mazide kaldı), Tesla ve SpaceX projelerinden sonra SpaceX’in bir alt projesi gibi orada öğrendiklerini yine “insanlık yararına” kullanmayı planladığı yeni projesi. Elon Musk ve şirketi SpaceX bu proje ile Dünya’yı 5G internete kavuşturmak istiyor. Projeyi bir uydu takımyıldızı olarak adlandırıyorlar. Bunun sebebi, tamamlandığında Dünya’nın alçak yörüngesinde (Low Earth Orbit veya LEO) 40.000’den fazla (yaklaşık 42.000) uydu yerleştirilmesinin planlanması. Yani Dünya’mızı bir kaç farklı irtifada kuşatan 40.000’den fazla uydu Starlink adlı projeyi oluşturacak. SpaceX ve dolayısıyla Elon Musk da bu ağı yönetiyor olacaklar.

Proje birden fazla amaca hizmet ediyor. En önemlisi tüm Dünya’nın geniş bant internet erişimini (5G) sağlamak. Starlink internet sitesinde de bu mesajın ne kadar vurgulandığını görebilirsiniz. https://starlink.com

Peki proje gerçekten sadece bu amaçla mı yapılıyor? Tabiki, hayır. Geniş bant internet erişimi görevinin yanı sıra astronomik gözlemler için kullanılacak uyduların da bu proje içerisinde görevlendirilmesinin düşünüldüğü açıklandı. Öte yandan, uyduların bir kısmının devletlere kiralanabileceği de konuşulan komplo teorileri arasında yerini aldı.

Karşıt görüşler neler?

Yukarıda faydalarını saydığımız Starlink projesini tehlikeli gören fikirler de mevcut. Bunların ilki Dünya’nın alçak yörüngesini çöplüğe dönüştürme riski. Bu riski sadece Dünya’nın etrafında dönecek bir çöp yığını anlamına gelmiyor ama uzay için hazırlanan projelerin yörüngeye gönderilmesinin önünde dahi risk oluşturabileceği söyleniyor. Yani, o kadar fazla yakın mesafeli uydu olabilir ki, uzaya güvenli şekilde bir roket göndermek çok zor olabilir, hatta mümkün olmayabilir.

Tek kaygı yörüngenin kirlenmesi değil. Starlink uydularının atmosferik gözlemleri de olumsuz yönde etkileyeceği düşünülüyor. Bu konuda önde gelen astronomlar yazılı bir bildiri de yayınladı. https://arxiv.org/pdf/2001.10952.pdf

Bu kadar büyük riskler ve sonucu belirsiz bir proje bize “Gerçekten de bu bant genişliğinde yoğun internete şu anda ihtiyacımız var mı ve doğru çözüm Starlink projesi mi?” diye düşündürüyor.

Thaís Silva adlı kişinin Pexels'daki fotoğrafı

Daha yazılabilecek onlarca kaygı var. Bunları sizin araştırmalarınıza bırakıyoruz. Bizim son olarak değinmek istediğimiz biraz daha romantik bir kaygı. Gökyüzünde bu kadar çok uydudan yansıyan ışıkları görüyorken, yıldızlara bakabilecek miyiz?

Siz hazır bu şansınız varken ilk fırsatta yüzünüzü göğe çevirin ve henüz tam olarak kirletmediğimiz uzayı doya doya hafızanıza kazıyın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir